TV Kumandası dediğin böyle olur!

8 02 2010

Televizyonların da internete bağlanmasıyla birlikte, “klavye” konusu çok fazla önem kazanmaya başladı. Kendimden biliyorum, evimin salonunda duran Philips Ambilight televizyonda yer alan NET TV özelliği süper bir şey… APP Store gibi bir mağazadan onlarca uygulama indirebiliyorsunuz ve TV’nize çok yeni özellikler ekleyebiliyorsunuz fakat TV ile birlikte verilen kumanda ne yazık ki bir internet televizyonuna yakışmıyor. TV üzerinde internette gezinirken “klavye”nin ne kadar gerekli bir şey olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz.

Vizio Connected TV, TV kumandasına ayrı bir bakış açısı getirmiş… Uzaktan bakıldığında normal bir TV Kumandası olarak gözüken alet, aslında QWERTY klavyeye sahip bir kumanda. İnternette gezinmek ve TV üzerinden Vizio Internet uygulamalarına erişebilmek adına süper bir yenilik olmuş.

Bu tip kumandalara yakında bir track pad de eklenirse tadından yenmez sanırım bu aletleri.. mouse’a da gerek kalmaz sanırım…





XOBNI’yi kurduktan sonra!

7 02 2010

Biraz önce XOBNI’yi bilgisayarıma kurdum. XOBNI nedir ? diyenlere buradan inceleyebilirler.

Kurulum bittikten sonra XOBNI’yi bilgisayarıma kurduğumu “Facebook” veya “Twitter” üzerinden paylaşmak ister misin diye sordu… Çok hoşuma gitti, hemen Tweetledim tabii :)

Diğer yazılımlar da yavaş yavaş bu özelliği kurulum sürecine eklerler diye tahmin ediyorum. Mesela Norton Internet Security’i kurduktan sonra “Bilgisayarıma Norton Internet Security kurdum, internette kimse bana zarar veremez!” diyen bir metin çıksa Facebook profilimde güzel olabilir… Tabii bu durum bazı hacker’ların hedefi olmanıza sebep de olabilir…





2009′da İnternet İstatistikleri

7 02 2010

Fazla söze gerek yok, hemen istatistiklere geçelim…

İnternet siteleri için takip (monitoring) hizmeti veren Pingdom sitesi de Internet’e ait çeşitli istatistikler yayınladı; işte istatistikler…

E-Mail;

  • 2009’da Internet üzerinden gönderilen mail sayısı 90 trilyona ulaştı.
  • 2009’da günlük ortalama e-mail sayısı ise 247 milyar. Bu rakam 2008’de 210 milyardı.
  • Dünya genelindeki e-mail kullanıcı sayısı 1,4 milyar. 2008 verileri 1,3 milyardı.

Web Siteleri;

  • Aralık 2009 itibarı ile kayıtlı olan web-sitesi sayısı 234 milyona ulaştı. Bu rakam geçen sene aynı dönemde 186,8 milyondu.
  • 2008’de dünya genelindeki internet kullanıcı sayısı 1,4 milyar iken 2009 Eylülünde yüzde 18’lik bir artışla 1,73 milyara ulaştı.

Sosyal Medya;

  • 2008’de 133 milyon olan blog sayısı 2009’da ufak bir düşüşle 126 milyona geriledi.
  • Sosyal network sitelerinin yüzde 84’ünde kadın kullanıcı sayısı erkek kullanıcı sayısını geride bırakıyor.
  • Her gün Facebook’a girenlerin oranı toplam kullanıcıların yarısını oluşturuyor.
  • Aktif Facebook uygulamalarının sayısı da 2009’da 500.000’e ulaştı.

Videolar;

  • YouTube’ün her gün sunduğu video sayısı 1 milyara ulaştı.
  • Her ay ABD’de YouTube’den izlenen video sayısı 12,2 milyar, Hulu’dan izlenenler ise 924 milyon olarak açıklandı. 2008’de ABD’den izlenen aylık toplam video sayısı 12.7 milyardı.
  • ABD’de ortalama bir Internet kullanıcısının bir ayda izlediği video sayısı 182 olarak tespit edildi.
  • Tüm dünyada bloglara eklenen gömülü videoların yüzde 81,9’unu YouTube videoları oluşturuyor.




Zynga ve MSN İş Birliği

6 02 2010

Farmville & MSN

2 gün önce MSN, Zynga ile işbirliğine giderek, MSN Casual Games platformunda Zynga oyunlarına da yer vereceğini açıkladı (basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz) Artık kullanıcılar MSN.com üzerinden de Farmville, Mafia Wars ve diğer Zynga oyunlarına ulaşabilecekler. Bu anlaşmayla birlikte Zynga oyunları Facebook dışında yarım milyar kullanıcıya daha hitap ediyor olacak. Farmville’in hali hazırda var olan 75 milyon kullanıcısı bu anlaşma ile birlikte biraz daha artacaktır mutlaka.

MSN açısından çok olumlu bir anlaşma. Çünkü games.MSN.com adresinde artık neredeyse bayatlamaya yüz tutmuş onlarca oyun vardı. Zynga ile yapılan anlaşma sonrasında MSN oyun portföyünü bir hayli geliştirmiş oldu. MSN.com’a giren kullanıcılar Facebook Connect ile Zynga oyunlarını oynabilecekler.

Aslında Zynga için de olumlu bir anlaşma. Farmville benzeri Casual oyunların sürekli olarak farklı platformlardaki insanlara ulaşarak yaşam döngülerini biraz daha uzatması sağlanabilir. Çünkü Farmville benzeri casual oyunlar çabuk tüketilen, çabuk bıkılan ve kullanıcıların kolaylıkla bir oyundan başka bir oyuna atlamalarına sebep olan oyunlardır. Zynga’nın da sürekli olarak Farmville’in yanına diğer onlarca oyunu lanse etmesinin sebeplerinden bir tanesi de bu. Zynga, oyuncuları bir şekilde Zynga oyun platformunun içerisinde tutmaya çalışıyor. Farmville’den bıkanlar Mafia Wars’a, ondan bıkanlar da FishVille gibi oyunlara gidiyorlar. Böylece bir kullanıcı uzun bir süre “Zynga”nın kullanıcısı oluyor. Ayrıca oyuna farklı platformlardan erişimi sağlayarak da yeni oyuncuları kendisine bir şekilde çekmeye çalışıyor.

Buradaki paradigma ise; siz hangi siteden Farmville’e girerseniz girin, giriş için Facebook hesabınızın olmasının gerekli olması. Zynga hem kendisi kazanıyor, hem Facebook üye sayısının artmasına yardımcı oluyor, hem de hangi üzerinden erişilirse o portalin canlanmasını sağlıyor.

Yakında Türkiye’deki portallerin de Zynga ile anlaştığını duyarsak şaşırmayalım..

Sevgiler…





AT&T ve iPhone Krizi

5 02 2010

Son zamanlarda AT&T müşterileri çok dertli… Limitsiz internet paketlerinin beklenen müşteri memnuniyetini yaratamaması, ölü noktaların fazlalığı, iPhone tethering özelliği için ekstra para ödeme zorunluluğu (yaklaşık 40 Dolar), bazı durumlarda sınırsız internete “sınırlamaların” getirilmesi gibi sebeble yüzünden AT&T ile müşterilerinin arası hiç de iyi değil.

Bu durumu protesto etmek amacıyla 18 Aralık 2009 tarihinde AT&T müşterileri sözleşerek aynı saatte fazla data tüketen iPhone uygulamalarını aynı anda açarak AT&T networkunu çökertmeyi bile düşündüler…

iPhone lansmanında Steve Jobs’ın “global cep telefonu piyasasında &1′i elde etsem (yaklaşık 10 milyon iPhone satışı) benim için başarıdır” demesi, ve AT&T’nin de bunu düşünerek iPhone satış tahminlerini düşük tutması bu sorunun başlıca sebeplerinden bir tanesi.

Avrupa ve Amerika’da bulunan opearatörlere bakıldığında verdikleri servisler AYCE (All You Can Eat – Yiyebildiğin Kadar Ye) “sınırsız” olarak satılıyor. Yani mobil müzik veya oyun servisine abone olduğunuzda haftalık veya aylık belirli bir ücret ödersiniz ve o dönem boyunca istediğiniz kadar müzik ve oyunu ekstra data ücreti ödemeden cep telefonunuza indirirsiniz. Özellikle yeni çıkan iPhone uygulamalarının da yüksek data tüketmesi durumu iyice zorlaştırıyor.

Bu durumda AT&T’nin yapması gerekenler;

  • Yatırımı arttırmak –> kısa vadede çabuk çözüm üretmeyecektir ama en azından müşterilere sorunun çözülmesiyle ilgili aksiyon aldığını gösterir…
  • Servislerin fiyatlarını arttırmak –> Servis fiyatları artınca kullanım düşecektir.
  • Limitsiz tarifeye, limit koymak –> Şirket repütasyonu açısından olumlu bir davranış olmayacaktır.

AT&T bu 3 alternatiften sonuncusunu seçti. Limitsiz tarifede, limit koymak müşteri algısı açısından geri dönüşü kolay olmayan bir yere girmek olarak düşünülebilir. Fakat AT&T bunu seçti…

Şu anda Apple ile anlaşması olan tek operatör AT&T. Tüm bu gelişmeleri izleyen bir diğer operatör ise Verizon. Apple’a sürekli olarak “iPhone işi için hazırım” diyen Verizon, bu durumu en iyi şekilde değerlendirmek istiyor.

Geçtiğimiz aylarda da Sınırsız Konuşma ile ilgili bir operatörle müşteriler arasında büyük tartışmalar yaşanmıştı. Bu tartışmanın aynısı şu anda Data konusunda ABD’de yaşanıyor.

Lafın kısası SINIRSIZ demek, SINIRLI düşünerek olmayacak bir iş… İyi düşünülmeli, kısa vade değil uzun vade düşünülmeli…

Sevgiler…





The Sims, Facebook’tan oynanabilecek mi ?

4 02 2010

Güzel soru… Geçtiğimiz haftalarda EA (Electronic Arts – benim de işim gereği birlikte çalıştığım ve çalışmaktan haz duyduğum yegane iş ortaklarımızdan bir tanesi) Playfish firmasını satın aldı.

2007 yılında Playfish, Kristian Segerstrale, Sebastien de Halleux, Sami Lababidi, and Shukri Shammas kurulan ve 2008 yılının Ekim ayında bir venture capital şirketleri Accel Partners ve Index Ventures’dan 17 milyon dolarlık bir fon alarak, Facebook, MySpace gibi sosyal platformlar üzerinde çalışan, casual oyunlar geliştirmeye başlamışlardır. Facebook üzerinde en meşhur oyunları Pet Society, Who Has The Biggest Brain ?, Word Challenge, Restaurant City…’dir…

EA’in, Playfish’i yaklaşık 400 milyon dolara satın almasının ardından, EA’in Social & Casual gaming dünyasına adım atması bekleniyor. Peki bu adımı şu anda portföyünde bulunan marka olmuş oyunlarından bir tanesi seçerek mi atacak yoksa yepyeni bir oyun mu geliştirecek ?

Benim tahminim bunu The Sims ile yapacak… The Sims konsept olarak Facebook üzerinden oynanmaya çok çok ve de çoook müsait bir oyun. Facebook içerisinde mini bir Second  Life doğabilir. Yeni arkadaşlar bulanlar, onlarla sanal ortamda evlenenler hiç eksik olmayacaktır.

Free to Play oyunların en büyük gelir kaynağı olan oyun için satışlar ise The Sims ile tavana vuracaktır diye tahmin ediyorum. Özellikle Farmville’in başarısından sonra The Sims Facebook versiyonunda evinin yanında tarla biçen, evine misafir geldiğinde tarlasının üzerine basarak geçen misafirleri azarlayan The Sims karakterleri görmek çok da uzun bir zaman almayacaktır…

Komanslana ? (anlamını bilmediğim ama The Sims karakterlerinden kendi aralarında konuşurlarken sürekli olarak duyduğum kelime :) ))

Sevgiler…





DAVOS – RESET

4 02 2010

Davos’un bu yılki konsepti olan “Improve the State of the World: Rethink, Redesign, Rebuild” aslında kısaca tek bir kelimeyle özetlenebilir… “RESET”

Eski bilgisayarlar belli bir zaman sonra sürekli olarak reset’e ihtiyaç duyar. Ne yaparsanız yapın, Reset atmazsanız istediğiniz verimi alamazsınız. Dünya da o yöne doğru gidiyor. Dünyayı bir bilgisayara benzetirsek biraz RAM konusunda sıkıntı yaşıyoruz. İnsanlık boğuluyor… Her gün gittikçe artan yoğun tempo,  stres seviyesi, gelecekle ilgili kaygılar insanların Random Access Memory’sini (RAM) biraz fazla zorluyor. Hal böyle olunca sürekli olarak Mavi Ekran Hatasıyla karşılaşıyoruz.

CPU’umuz ise sürekli olarak ısınıyor. Fan’ı bozuk… Fan’dan kastım çevresel faktörler… Doğa dengesinin gittikçe bozulması fanları da bozuyor, insanlık serinleyemiyor, CPU yanıyor, beynimiz otomatik olarak kendisini resetliyor.

Hard Diskimiz sürekli olarak gereksiz, yapmacık şeylerle doluyor. Her gün TV’de, etrafımızda, internette yüzlerce gereksiz içerikle vakit kaybediyoruz, katma değer sağlayamiyoruz.

Daha fazla devam ederek bilgisayarların tüm parçalarını “insanlık”la eşleyebilmek mümkün ama bu kadar yeter bence…

RESET…

Sevgiler…

PS : BusinessWeek’ten Don Tapscott DAVOS 2010′da öne çıkan TOP 10 konuyu özetlemiş… Ben de o başlıklara bir kaç kelimeden oluşan açıklamalar ekledim… Yazının tam versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz..





Google Chrome Extensions

1 02 2010

Google Chrome

Geçenlerde fark ettim… Google Chrome Extensions zaten güzel, canımız, kanımız olan Chrome’a çok güzel özellikler eklemiş… Yüzlerce eklenti var, çok kolay yükleniyor, çok kolay kaldırılıyor… Şu ana kadar en hoşuma gideni de “Aviary”! Basit bir ekran görüntüsü alma eklentisi ama benim çok işime yarıyor. Özellikle internette araştırma yaparken bazı grafikler gözüme çarpıyor… Alıyorum screenshot’ını, kaydediyorum bilgisayara… Sadece ekran görüntüsü almakla kalmayıp, resimler üzerinden sayısız oynama yapabiliyorsunuz… Ben deneyin derim… Google Chrome’u indirmek için buraya buyrun…

Sevgiler…





Global Game Jam’de Jurideyim

28 01 2010

Bir tema, 48 saat, 150den fazla katilimci… Global Game Jam Turkiye ayagi 29-31 Ocakta Ankarada yapiliyor. Dunyanin dort bir kosesindeki yarismacilar kendilerine verilen tema dogrultusunda 48 saat uyumadan en iyi oyunu yazmaya calisacaklar. Bu mukemmel, heyecan dolu organizasyond juri olarak yer aldigim icin kendimi cok sansli hissediyorum. Ortaya cikacak projeleri merakla beklerken, bir an evvel yarismanin baslamasini bekliyorum. Organizasyonda ayrica Dunyada ve Turkiyede Mobil Oyun konulu bir de sunum yapacagim. Onemli bilgileri organizasyon sonrasinda buradan sizlerle paylasacagim.

Sans ve yaraticilik 48 saatlik maratonda hakedenlerin yanind olsun!!!

Sevgiler





Havaalanlari ve Kotu Hava Sartlari

28 01 2010

Havalar bozulunca ucaklarin da gidis gelis saatlerinde ciddi bozulmalar oluyor. Bilmiyorum herkeste var midir boyle bir duygu ama havalar kotu oldugunda ucak inemeyecekmis gibi bir his oluyor icimde ve ozellikle de inecegim hava alaninin o anki durumunu gormek istiyorum. Bu yuzden hava alanlarinda, diger hava alanlarinin o anki durumunu gosteren kamera goruntuleri olsa cok iyi olur. Ayni ibb trafik gibi bir sey olacak. Dunyadaki tum hava alanlarinin anlik kamera goruntulerini toplayip bana sunan ilk iphonr uygulamasina da 10 dolar veririm:))

Sevgiler, saygilar.